Leodikeia Antik Kenti
     
 

Laodikeia, Denizli İlinin 6 km kuzeyinde, Eskihisar, Goncalı,Bozburun köyleri sınırları içinde yer alır. Verimli LykosOvası’ndaki Laodikeia ; kuzeydoğusunda Lykos (Çürüksu),güneydoğusunda Kapros (Başlıçay) ve kuzeybatısında Asopos (Gümüşçay-Goncalı Deresi) olmak üzere üç tarafı ırmaklarla çevrili yüksek bir platform üzerinde kurulmuştur.
Antik kaynakların Rhoas ve Diospolis olarak adlandırdıkları yerleşimlerin ilk buluntuları, Asopos’un (Gümüşçay) güneydoğu yamaçlarında Asopos 1 ve 2 olarak adlandırılan tepelerde ele geçmiştir. Burada yapılan kazılarda Geç Kalkolitik (M.Ö. 3500)-Eski Tunç Çağı’na (M.Ö. 3000) kadar inen mimari, seramik, obsidyen ve çakmaktaşı buluntulara ulaşılmıştır. Kuzey Nekropolü’nde yapılan kazılarda ve kentin batısında yapılan yüzey araştırmalarında, M.Ö.4.yy.a kadar inen sikke ve seramikler ele geçmiştir. Kazı çalışmaları, antik kentin tipik bir Anadolu kuruluşu olduğunu ortaya koymuştur.

Hellenistik kent,M.Ö.3.yy.ın ortalarında Seleukos Kralı II. Antiokhos tarafından karısı Laodike adına kurulmuştur. M.Ö.190 yılı Magnesia Savaşı ve arkasından M.Ö. 188 yılında yapılan Apameia (Dinar) Barışı ile bölge yönetimi Bergama Krallığı’na geçmiştir. M.Ö. 130/129 yılında ise bölge tamamen Roma’ya bağlanmıştır.

Her dönemde depremlerle yıkılan ve tekrar ayağa kaldırılan kent, İmparator Focas (M.S. 602-610) Dönem’inde meydana gelen büyük deprem sonrasında terk edilerek Salbakos’un (Babadağ) kuzey yamaçlarına Denizli - Kaleiçi ve Hisarköy’e taşınmıştır. Bu taşınmada Denizli’den gelen suyollarının bozulması, Sasani ve sonrasında Arap akınları etkili olmuştur. Bu taşınmadan sonra Laodikeia taş ve kireç ocağı olarak kullanılmıştır. Denizli-Kaleiçi ve etrafındaki yerleşimler ise bölgenin tamamen Türkleşmesi olan 1206 yılına kadar devam etmiştir.

Laodikeia en parlak zamanını M.S. 1-3.yy.lar arasında yaşamıştır. İkinci parlak dönem ise M.s. 4-6. yy.lardır. Anadolu’nun 7 kilisesinden birine sahip olan kent, Erken Bizans Dönemi’nde metropollük seviyesinde dini bir merkez haline gelmiştir. Kentin en önemli gelir kaynağı yolların kavşak noktasında olması nedeniyle ticarettir. Bunun başında da tekstil ticareti gelir.

Kent, birbirini dik açılarla kesen ana caddeler ve ara sokaklardan oluşan, hippodomik (ızgara) planlı olarak düzenlenmiştir. Suriye Caddesi’nin iki yanında yer alan yapılar, 42m genişliğinde ve 51m derinliğinde olan insulalara (adalara) göre planlanmıştır. Buna göre sosyal yapılar, dini yapılar, ticari yapılar, yönetim yapıları ve sivil konutlar belli bir sistem içinde yapılmıştır. Ana caddelerin iki yanında ise portikler ve gerisinde dükkan sıraları bulunur. Cadde ortalarında ana kanalizasyon sistemleri yer alır.

Laodikeia birinci derece deprem kuşağında olması nedeniyle her dönemde yıkılmış ve tekrar imar edilmiştir. Kentte görülen mevcut yapılar M.S. 2. yy. ile M.S. 7. yy. başına tarihlendirilmektedir.

Yaklaşık 5 km2 lik alana yayılan Laodikeia’nın önemli ve günümüze kadar gelebilen yapıları içinde; Anadolu’nun en büyük stadyumunu (280x70m)2 tiyatrosunu, 4 hamam kompleksini, 4 agorasını , 5 nymphaeumunu, 2 anıtsal giriş kapısını, bouleuterionunu, tapınaklarını, kiliselerini ve anıtsalcaddelerini sayabiliriz. Kentin dört tarafını ise nekropol (mezarlık) alanları çevirir.

 
     
 
     
 
     
 
     
 
     
 
     
 
     
 
     
 
     
 
     
 
     
     
     
 
 
  Gezi Ekibi ve Fotoğraflar :  Eyyüp Gölebatmaz  - Bilal Süren    2010
 
 
 

Site tasarımı - site içindeki bilgiler ve fotoğraflar tamamen didimli.com ekip çalışması sonucunda ortaya çıkmıştır, izinsiz alıntı yapılamaz...