Klazomenai Antik Kenti ( Liman Tepe )
     
 

Oniki İon kenti arasında anılan Klazomenai, Urla-Çeşme yarımadasının kuzey kıyısında, İzmir Körfezi'nin ortalarında yer almaktadır. Tarih yazarı Herodotos kitabında İonia'yı

"Panionia'da toplanan İon'lar, kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü ve en güzel iklimde kurmuşlardır. Ne daha kuzeydeki bölgeler, ne de daha güneyde kalanlar İonia ile bir tutulabilir, hatta ne doğusu, ne de batısı; kimisi soğuk ve ıslak, kimisi sıcak ve kurak olur. Dile gelince, hepsi aynı ağzı kullanmazlar; dört değişik konuşmaları vardır. Güneyden başlayarak ilk kentleri Miletos'tur; hemen sonra Myus ve Priene gelir; Karia'da kurulmuş bu kentler, aynı bölge dilini konuşurlar. Lydia'da Ephesos, Kolophon, Lebedos, Teos, Klazomenai, Phokaia vardır. Bunların dili daha önce saydığımız kentlerin diline hiç uymaz, hepsi de ortak bir bölge dili konuşurlar. Bunlardan başka üç İon kenti daha vardır ki, ikisi Samos ve Khios adalarındadır, üçüncüsü Erythrai anakaradadır. Bunlardan Khios ve Erythrai aynı bölge dilini konuşurlar, Samosluların ise kendilerine özgü ayrı bir dilleri vardır. Böylece birbirinden ayrı dört bölge çıkmış olur ortaya."

diyerek tanımlamakta; özetle Lydia bölgesinde kurulmuş Ephesos, Kolophon, Lebedos, Teos, Phokaia ve Klazomenai kentlerinde, diğer İonlardan farklı, ortak bir dil konuşulduğunu, böylece de bu kentlerin dil açısından bir bölge oluşturduklarını bildirmektedir. Herodotos'un dile dayanarak belirlediği bu bölgesel özellik, maddi kültür ürünlerinde de yer yer kendisini belli etmektedir.

Klazomenai'nin araştırma merkezi olarak seçilmesi, kent alanının arkeolojik yapısı ile ilişkili nedenlere dayanmaktadır. Yüzey araştırmaları, anakarada M.ö. 4. yüzyıl sonrasına tarihlenebilecek bir yerleşimin var olmadığını göstermiştir. Bunun sonucu olarak da, Hellenistik ve Roma dönemlerinin büyük yapılarının geniş ve derinlere inen temelleri tarafından bozulmadan korunmuş, daha eski dönemlere ait kültür katlarına, bugünkü tarla yüzeylerinin hemen altında ulaşmak mümkün olabilmektedir.

Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Mısır'da yapılmış arkeolojik kazılarda elde edilen malzeme, Klazomenai'nin İonların kolonizasyon girişimlerinde etkin bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bugün kentin adıyla anılan terrakotta lahitlere ve yine kentin adı ile anılan siyah figürlü yerli seramiklere bakıldığında, Klazomenai'nin kendi döneminde önemli bir seramik üretim merkezi olduğu kabul edilmektedir. Aynı durum, Kuzey İonia kentlerinin kendilerine özgü yaban keçisi stilindeki seramik için de geçerlidir. Tüm bu özellikler, seramik başta olmak üzere Batı Anadolu'nun arkaik dönemdeki kültürünün kapsamlı araştırılmasında ve özel olarak da, Herodotos'un metninden de anlaşıldığı gibi, kendi içinde kapalı bir bütün oluşturan Kuzey İonia kültür çevresinin kavranmasında Klazomenai'nin küçük ancak önemli bir merkez olduğunu vurgulamaktadır. Belirlenen nekropol alanlarındaki gömülerde, başka merkezlere ait ürünlerin yerli ürünlerle birlikte açığa çıkması, bilgilerimizin kıt olduğu alanların aydınlatılmasında önemli dayanak noktaları oluşturmaktadır.

Kentin yaşadığı, tarihi olayların maddi kültür ürünleri üzerindeki yansımalarını ve Klazomenai'de elde edilen verilerden yola çıkarak Kuzey İonia'nın geometrik ve arkaik dönemlerdeki kendine özgü kültürünün sınırlarını belirleyebilmek, Ege Üniversitesi adına yürütülen kazının başlıca amacı olarak göz önünde tutulmaktadır.



Kentin konumu

Klazomenai kentinin kalıntıları bugün Urla ilçesinin İskele Mahallesi'nde, denize komşu tarlalarda ve kıyıya yakın Karantina Adası üzerinde bulunmaktadır. Yerleşmenin merkezini oluşturan ve harita üzerinde B, C, D harfleri ile belirtilen kazı alanlarının isimlendirilmesinde, çalışmanın yapıldığı tarla sahiplerinin adı kullanılmış, F harfinin belirlediği tepe için J.M.Cook'un önerdiği Akropolis adı benimsenmiştir. Arazi sahibine göre isimlendirilen Akpınar Nekropolis'i, Oikonomos'un isimlendirdiği Monastirakia Nekropolis'i ve Devlet Su İşleri'nin açtığı bir drenaj kanalı sırasında ortaya çıkarılan DSİ Nekropolis'i dışındaki nekropolis alanları için (Yıldıztepe, Kalabak gibi) bugünkü yer adları kullanılmıştır.

Antik çağda bir yarımada üzerinde olduğu anlaşılan kent, bugün doğudaki ve batıdaki körfezlerin dolması ile bu özelliğini kaybetmiştir. Hellenistik ve Roma dönemi kentinin üzerinde yeraldığı ada, 18.-19. yüzyıllar boyunca İzmir'e gelen gemilerin karantina amacıyla bekletildiği dönemden kalan adıyla Karantina Adası olarak bilinmektedir. Eskiden Yolluca Ada ve H.İoannis isimlerini de taşımış bu adada bugün Urla Devlet Hastanesi ve Sağlık Bakanlığı'na ait yapılar bulunmaktadır.

Klazomenai arazisinin (khora) doğuda Smyrna yakınlarına dek uzandığı sanılmaktadır. Balçova yakınlarındaki Agamemnon Kaplıcaları'nın civarında yer aldığı bilinen Apollon tapınağı kent arazisi içinde kabul edilmektedir. Kentin doğusundaki Güzelbahçe'nin yakın zamana dek Kilizman olarak adlandırılması da, kent alanının hiç değilse buraya kadar uzandığını kanıtlamaktadır. Batıda Erythrai ile sınırının Hypokremnos (İçmeler) civarında olduğu, olasılıkla Gülbahçe Köyü'nün Klazomenai'nin batı sınırını oluşturduğu, güneyde de kent arazisinin Sığacık Körfezi'ne dek uzandığı anlaşılmaktadır. Makedonya'lı Aleksandros'un Klazomenai topraklarındaki bir noktada açılacak bir kanal ile yarımadayı adaya dönüştürme düşüncesinden bahsedilmektedir ve bunun için en uygun yer İçmelerden güneye uzanan vadidir. Söz konusu alanda Aleksandros onuruna Aleksandria oyunlarının düzenlendiği, antik kaynaklarca aktarılmaktadır. Sığacık Körfezi yakınlarındaki, yüzey bulgularına göre Arkaik dönemden itibaren iskan gördüğü anlaşılan Yaren Tepe'nin Klazomenai sınırları içinde kaldığı ve belki de, Klazomenai'nin M.ö. geç 5. yüzyıl tarihinin içinde rol almış Daphnous olduğu sanılmaktadır. İzmir Körfezi içindeki adalardan sekizinin Klazomenaililerce tarım amaçlı kullanıldığını Strabon aktarmaktadır. Bugün yalnızca altı ada bilinmektedir. Bunlardan Drymoussa (Uzun Ada, Kösten Adası, Makronisi), Pele (Hekim Adası, Kiliseli, İatronisi) ve Marathousa (Çiçek Adaları, Aprenisi) en önemli olanlarıdır. Buralarda henüz ayrıntılı yüzey araştırmaları yapılmamıştır. İzmir Körfezi'nin kuzey sahilinde, Klazomenaililerin kolonize ettiği Leukai kenti alanındaki Üç Tepeler bölgesinin Kilazmanı olarak anılması da antik dönemden günümüze kadar korunmuş bir miras olarak kabul edilmelidir.

Klazomenai arazisinde yapılan yüzey araştırmalarında farklı dönemlere ait küçük yerleşim merkezleri tespit edilmiştir. Ancak, eskiçağ yazılı kaynaklarında anılan Polikhne, Skyphia, Sidous, Lampsos, Konos ve Mamankia gibi köy ve bölgelerin yerlerini belirlemek mümkün olamamıştır.

 
     
 
     
 
     
 
     
 
     
 

Tarihteki en eski Zeytinyağı Fabrikası

Klazomenai zeytinyağı işliğinde M.ö. 6. yüzyılda karşılaşılan yenilikler, tarihin akışı içinde doğu Akdeniz havzasından batı Akdeniz havzasına doğru dağılan yabani zeytin ağacının islah edilip kültür bitkisine dönüştürülmesinde ve meyvelerinden yağ elde edilmesinde İonia'nın hiç değilse teknolojik açıdan büyük katkılarının olduğunu göstermektedir. Bu katkılar şu şekilde sıralanabilir:

1) Bileşik kaplar esasına göre çalışan ve kesintisiz üretim sağlayan üç gözlü yağ ayrıştırma düzeneği (polima) ,
2) Zeytin kırma değirmeninin sert taştan yontulmuş ve bir mil etrafında dönen ağır silindirlerden oluşturulması ,
3) Büyük kapasiteli üretimi sağlamak için büyük pres ve bunun zorunlu bir sonucu olarak baskı sırasında bucurgat kullanılması.

Zeytinyağı teknolojisinin tarihsel süreci içinde M.ö. 6. yüzyılda Klazomenai işliğinde ilk defa uygulanmaya başlanan bu buluşlar, yapılan işin doğasının rasyonel bir şekilde gözlemlenmesi ve bu gözlem sonuçlarının hidrolik ve mekanik alanlarında elde edilmiş olan bilgilerle bütünleştirilmesinden sonra ulaşılan teknolojik yeniliklerdir ve günümüzde pek çok işlikte hala kullanılmakta olan teknolojinin temelini oluşturmaktadırlar.

 
     
 
     
 
     
     
     
 
     

   Gezi Ekibi ve Fotoğraflar : Eyyüp Gölebatmaz  - Bilal Süren       Gezi Tarihi :  Ekim 2007

 
 

Site tasarımı - site içindeki bilgiler ve fotoğraflar tamamen didimli.com ekip çalışması sonucunda ortaya çıkmıştır, izinsiz alıntı yapılamaz...