EUROMOS
     
 

  Karia Antik kentlerinden Euromos, Milas'a 12 km uzaklıkta yeralmaktadır. Euromos'un tarihi M.ö. VIII y.y. uzanmakta olup, denizden oldukça uzak olmasına rağmen Atina’nın önderliğindeki Attika-Delos deniz birliğine “Hyromos” ve “Kyromos” adıyla katılmıştır.. Antik dil bilimcileri bu Kyromos adına bir anlam verememişlerdir. Bilge Umar'a göre Kyromos ismi “Yüce Ana” veya “Yüce Tanrıça’nın halkı “ anlamına gelen “Karama” sözcüğünden türetilmiştir.
  Euromos’da yapılan kazı ve araştırmalarda bulunan mimari parçalar,keramikler antik yerleşimin VI.yüzyılda var olduğunu göstermiştir. Bu arada Tribut listelerinde ismi geçen “Hyromos” unda Euromus olduğu sanılmaktadır. Helenistik çağ öncesi kentin tarihi ile ilgili bilgiler çok yetersizdir.
  Kent M.Ö.201-196 yıllarında Makedonya Kralı Büyük İskender’in işgaline uğramıştır. Ancak Apameia Barışı (M.Ö.188) ile Rodos’dan Karia’ya gelen kuvvetlerin sayesinde özgürlüğüne kavuşmuşsa da Mylasa ile ittifak yapmak zorunda kalmıştır. Bu anlaşmadan rahatsızlık duyan komşusu Herakleia’nın saldırısına uğramış ve bütün mallarına el konulmuştur. Bu yüzyıla tarihlenen iki emirnamede Euromos’un Mylasa ile birleştirildiği yazılıdır. Kent Roma İmparatorluğu döneminde eski önemini kazanmış ve günümüze ulaşan yapılarla bezenmiştir.
 Bu arada bastırdığı ve üzerinde Zeus’un resmi olan sikkelerle kent ismini yaygın biçimde duyurmuştur. Euromos’un bastırdığı sikkelerde Tapınaktaki Zeus heykelini gösteren kabartmalar vardır. Burada Zeus’un göğsünde tıpkı Selçuk Müzesi’ndeki Artemis heykeline benzeyen, bereket sembolü olan memeler bulunmaktadır . Bu görünümü simgeleyen bir başka parça da Yunanistan'da bulunan bir adak stelidir. Şimdi British Museum’da bulunan bu stelde de Zeus’un göğsünde memeler bulunmaktadır.

 
     
 
     
 

Zeus Tapınağı  Milas ile Bafa gölü arasındaki ana yolun kenarında ihtişamla duran tapınak, Anadolu'daki en iyi korunmuş olanlardan biridir.
  Tapınak M.S.2. yüzyılda inşa edilmişti. 17 adet sütundan 16'sı üst kirişleriyle birlikte hala dimdik ayaktadır. Güney ve güneybatı kenarlarında bulunan ve yivleri hiç açılmamış üç sütun, bu tapınağın hiç bir zaman bitirilmemiş olduğuna kanıt olarak gösterilir, ancak 1969'da yapılan bir arkeolojik araştırma sırasında Helenistik devirlerden kalma bir kitabeyle, bulunan bu tapınağın, aslında daha önceki bir tapınak üzerine yapıldığı kanıtlanır.

 
     
 

 Tiyatro   Antik Tiyatro tapınaktan kuzeye doğru, yürüyerek kısa bir uzaklıktadır. Orada M.S.300'lerden kalma ve bir zamanlar kentin duvarlarının bir parçası olan, yuvarlak bir kule göze çarpar. Bu kuleden yola çıkarak, duvarın ne kadar geniş bir alan kapladığı anlaşılabilir. Ovanın üzerindeki yamaçta batıya dönük ve çok kötü korunmuş bir tiyatronun en iyi korunan yanının kuzey köşesi olduğu görülür.
  Harabelerin uzantısından da görüldüğü gibi, Euromos oldukça zengin bir kentmiş. Çağdaş yazılarda görülmektedir ki, kentliler, kendilerinden daha güçlü Milasa'lı komşularıyla gözle görülür bir uyum içinde yaşarlarken, kendi aralarında belli bir uyumsuzluk içinde yaşıyorlarmış. Yine de bu uyum çok sürmemiş, çünkü Euromos'un bazı konuları ihlal etmelerine Milas'a yanıt vermeye kalkışınca, siteliler, Rodoslular ve Romalılar'dan kefaret istediler ve böylece özgürlüklerine kavuştular.
 

 

Agora: Tiyatro ile bugünkü karayolu arasında Stoa ve onun çevrelediği Agora ‘dan parçalar vardır. Agora kareye yakın bir plân düzeninde olup birbirine bitişik dükkanların önünde,bazıları duran dor nizamında sütun dizisi bulunmaktadır. Stoa daki sütunlardan birinin üzerinde,okunması güç,oldukça uzun bir kitabe vardır. Burada, Kallisthenos isimli bir kişinin şehire yaptığı mali yardımlar ve İasos kentiyle yapılan dostluk anlaşması yazılıdır.

 
Kent Surları: Kentin suru yamacın üzerinden kuzeye doğru ilerler,aralarda aralıklı olarak burç harabeleri vardır. Duvar kuzeyde bir düzlüğe doğru iner,bir sırtı geçer ve yola doğru devam eder. Güney yönüne geldiğinde yola paralel olarak devam ettikten sonra başlangıçtaki yuvarlak kule ile bağlanır. Sur duvarlarının içi moloz taşla doldurulmuş olup üzerleri kesme taş kaplamalıdır. Bu tür duvarlar M.Ö.III yy.a tarihlenir.
 

Taş Ocakları: Kentin mimarisinde kullanılan taşlar, Euromos kentinin hemen etrafındaki dağlardan temin edilmiştir. Yukarıdaki fotoğrafta da görüldüğü gibi taş ocaklarında kesilen bloklardaki keski izleri hala durmaktadır.

 
     
 
     
     
     
  Fotoğraflar : Mehmet Gölebatmaz - Eyyüp Gölebatmaz - Bilal Süren   2005 yılı itibari ile ekibimiz tarafından her yıl gezilmektedir 
 
 

Site tasarımı - site içindeki bilgiler ve fotoğraflar tamamen didimli.com ekip çalışması sonucunda ortaya çıkmıştır, izinsiz alıntı yapılamaz...