AMYZON ANTİK KENTİ
 

Aydın'ın Koçarlı ilçesinin 30 kilometre güneyinde Gaffarlar köyünde bulunan ve 'Mazın Kalesi' olarak anılan Amyzon, Herakleia, Euromos ve Khalketor gibi üç büyük Karya kentinin ileri karakolu olarak biliniyor.   Amyzon, eski Hellen dilinde herhangi bir anlamı bulunmamaktadır.Prof. Bilge Umar’a göre bu isim Karia veya Luwi dilinden gelmiş, Hellen ağzında da çarpıtılmış bir sözcüktür.  Amyzon’un ne zaman ve nasıl kurulduğu konusunda bilgilerimiz çok yetersizdir.
  Strabon ve diğer İlk Çağ tarihçileri kentin sadece ismine değinmekle yetinmişlerdir. Kentin çevresinde bulunan bazı yazıtlardan da Amyzon’luların M.Ö. 300 yıllarında Mısır’a egemen olan tolemaios’a sonrada Seleukos’lularla yakın ilişki kurmuşlardır. M.Ö. 203 de de III.Antiokhos,Amyzon’a bazı haklar tanımıştır.
 
Kentte, kaynaklara göre Apollon ve Artemis'e adanmış olması gereken ve bugün tamamen yıkılmış olan tapınağa ait kalıntılar, Akropolünde tiyatro, agora ve çeşme kalıntıları ile MÖ 3. yüzyıla ait çok güzel taş işçiliği gösteren surları bulunuyor.  Amyzon kenti Roma döneminde önemli bir yerleşim yeri olmuş, XV.yüzyılda Osmanlı egemenliğine giren bölgeye Koçarlı aşireti yerleştirilmiştir.  

Amyzon kentinin tiyatrosu, agorası, nymphaionu ile akropoldeki Athena mabedinin kalıntıları gelebilmiştir. Ayrıca burada yapılan araştırmalarda çok sayıda antik sikke de ele geçmiştir.

Tarihçe:
Strabon'a göre Alabanda'nın bir peripolionudur. MÖ 3. yy'da Ptolemaios ile anlaşma yapan kent; MÖ 2. yy'da Seleukoslar ile de anlaşmış ve Latmos Herakleiası ile barış yapmıştır. III. Antiokhos'un MÖ 203'de yazdığı bir mektuba göre bazı imtiyazlara sahiptir. Klaros'a bir delege gönderdiği bilinmektedir. MS 2. yy'da dini bir merkez haline gelmiştir

Araştırma ve Kazı:
20. yy'ın başlarında Paton ve Fowler; 1950'li yıllarda Robert; 1970'li yıllarda Lauter tarafından yapılan araştırmaları 2000'de Özkaya ve San'ın birlikte yaptığı yüzey araştırması izlemiştir. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanmış tescilli arkeolojik sit alanları listesinde yer almaktadır.

Kalıntılar:
Surlar :
Bir kısmı 6 m yüksekliğe kadar ayakta kalabilmiş sur isodomos tekniğinde kesme taş bloklardan inşa edilmiştir. Yaklaşık 137 m uzunluğunda ve 1.68 m kalınlığındadır. Olasılıkla MÖ 300'lere aittir [

Tapınak / Kutsal Alan:

Artemis Tapınağı; teraslar üzerine inşa edilmiştir. Dor düzeninde olan tapınak 6x15 m ölçülerindedir. Doğu-batı yönünde uzanır. Bir naos ve bir pronaostan meydana gelir. Pronaos ile naos arasındaki açıklık 1.4 m kadardır. Pronaos girişi ve naos kare-dikdörtgen bloklarla döşelidir. Tapınağın üst kısmına ait mimari parçalar tapınağın Yunan tipinde inşa edildiğini gösterir. Yapının bir temenos duvarı ile çevrili olduğu düşünülmüştür. Doğu yönünde sunak olduğu tahmin edilen bir yapı tespit edilmiştir. Idrieus tarafından inşa edildiğini gösteren yazıt; bir arşitrav bloğu üzerinde tespit edilmiştir. Dolayısıyla tapınak; Hekatomnoslar Dönemi'ne tarihlenir. Adak sunularındaki yazıta göre tapınak; Artemis ve Apollon'a ithafen inşa edilmiştir

Diğer Kalıntılar:
Kentte birkaç tanımlanamayan yapı dışında depo olarak kullanıldıkları düşünülen tonozlu büyük yeraltı odaları mevcuttur. Bu yapılar doğu-batı doğrultusunda birbirine paralel uzanmaktadır. Bazılarının sarnıç olarak da kullanılmış olabileceği düşünülmüştür. Kentte bulunan sikkeler Hellenistik ve Roma dönemlerine aittir

Amyzon Artemis Tapınağı
Bir Kuzey Karia yerleşimi olan Amyzon ( Har. 1 ), özellikle kutsal alanıyla yakın çevresindeki yerleşimlere hizmet eden bir kült merkezi olmalıdır. Kent içinde görülebilen en önemli kalıntıyı oluşturan ve duvarları günümüze kadar korunan teras aynı zamanda şehir suru olarak da kullanılmıştır.

Tapınağın temenosunu da oluşturan bu teras duvarları üzerinde yer alan Artemis Kutsal Alanı’nın girişinde, üzerinde Idrieus tarafından yaptırıldığını belirtir bir yazıt bulunan ve İ.Ö. 4. yy.ın ikinci yarısına tarihlenen propylaion vardır. Ayrıca kutsal alanda bulunan diğer yazıtlar tapınağın tarihi konusunda önemli bilgi vermektedir.
Çevresine göre hakim bir konumda bulunan Amyzon Artemis Tapınağı doğu- batı doğrultusunda uzanmakta olup, cephesi Artemis tapınaklarında olduğu gibi batıya bakmaktadır. Dor Düzeninde olan ve peripteros bir plan sergileyen tapınak stylobate seviyesine kadar korunmuştur. 9.55x 16.20 m. ölçülerindeki tapınak 7.50x7.00 m. boyutlarında kareye yakın bir cella ve yaklaşık 5.00x7.00 m. Ölçülerindeki pronaostan oluşmaktadır. 3 basamaklı bir krepise sahip olan ve mermerden inşa edilmiş tapınakta cella duvarının, stylobate ile birleşen alt tarafı profilli olarak işlenmiştir. Pronaostan cellaya geçişte yaklaşık 1.40 m. ölçülerinde bir kapı boşluğu vardır. Dor Düzeninde yapılmış olan tapınakta Ion mimari etkileri görülmektedir.
Tapınağın cephe düzenine işaret edebilecek çok az sayıda üstyapı malzeme kutsal alan içersinde dağınık durumda bulunmaktadır. Bu malzemeler arasında arrisleri bıçak ağzı biçimli 20 yivli Dor sütun tamburları, yapı çevresindeki geç dönem duvarlarında kullanılmış olan triglifmetop frizine ait bloklar önemli bir yer tutmakla birlikte yapının restitüsyonunu yapmak için yeterli değildir.
Alanda yapılan kazılarda İ. Ö. 6. yy.a tarihlenen çok sayıda terracotta figürün bulunmuştur. Kutsal alanın erken evrelerinin olduğunu göstermesi açısından son derece önemli olan bu eserler arasında mimari terracotta olması, erken döneme ait tapınağın kalitesi hakkında azda olsa bilgi vermektedir. Kutsal alanda bulunan yazıtlardan anlaşıldığı gibi tapınak Tanrıça Artemis’e adanmış bir yapıdır. Yine yazıtlardan öğrendiğimize göre Artemis’in kutsal alanında tanrıçanın yanında kardeşi Apollon’a da tapınılmıştır. Bu nedenle kimi araştırmacılar tarafından Kült alanı Artemis-Apollon Kutsal Alanı olarak anılmaktadır.

 
     
 
     
 
     
 
     
 
     

 

 

  Gezi & Fotoğraflar : Eyyüp Gölebatmaz - Bilal Süren      11 Mayıs 2008  Pazar

 

 

Site tasarımı - site içindeki bilgiler ve fotoğraflar tamamen didimli.com ekip çalışması sonucunda ortaya çıkmıştır, izinsiz alıntı yapılamaz...