ALABANDA ANTİK KENTİ
     
 

  Alabanda Antik Kenti Aydın'ın Çine İlçesi'ne 7 km. uzaklıktaki Araphisar Köyü sınırları içerisindedir. Daha doğrusu Araphisar Köyü Alabanda Antik Kenti kalıntılarının tam üzerindedir.   Günümüzdeki adı Çine çayı olan efsanelere konu olan Marsyas ırmağının kıyısında kurulan ALABANDA Kenti'nin Karialılar tarafından kurulduğu kabul edilmektedir. Karialılar I.Ö. 4000 yıllarında Ege Denizi adalarına geçerek Mynos Uygarlığı'nın öncüsü olmuşlar I.Ö.3000 yıllarında yeni bir göç dalgasıyla Aydın - Muğla bölgesine yerleşmişlerdir. Bölgeye yerleşen ve Mylasa kentini merkez yapan Karialılar, Çine'nin Araphisar Köyü'ndeki ALABANDA Kentini yeniden inşa etmişlerdir.
  ALABANDA adı ALA ve BANDA adlarının birleşmesinden türemiştir. ALA at, BANDA zafer demektir. Yani ALABANDA, "Zafer Atı" anlamına geliyor.
  Amphiktyon Meclisi buyrultusunda kente gelen Antiokheia elçisi, kentin dokunulmazlığı konusundaki isteğini meclise iletmiş. Bu başvuru üzerine meclis, ALABANDA'nın Tanrı Zeus ve Apollon'a adanmış dokunulmaz kutsal topraklar olarak duyurulmasına karar vermiş. Meclisin bu kararı ile kent tanrılarından Apollon'un adı Apollon Isotimos olarak değiştirilmiş.
Isotimos, "saygınlıkta eşit" anlamındadır. Kent tanrılarından Zeus'un adı da Zeus Khpysaoreus olarak anılmaktadır. ALABANDA'da halk bolluk, zenginlik, eğlence içinde yaşamıştır. 

ALABANDA sanat yönünden yörenin kentleri arasında ayrıcalığı, üstünlüğü olan bir kent. Kent'te madeni para basımı, kentin adının Khrysaor Antiokheia olmadan kısa bir süre önce, I.Ö. 3 yy'nin başlarında başlamıştır. Basılan paraların üzerinde genellikle uçan at Pegasus figürü bulunmaktadır. ALABANDA 'nin bölgede belli bir dönem altın para basma yetkisine sahip tek kent olduğunu biliyoruz.  Kentin güney bölümünde bulunan yamaçlardan yüksek ısıda eritilerek cam yapımında kullanılan mor renkli koyu bir mermer türü elde ediliyordu. Diğer yandan kentte gül üretiliyor, kristal elde ediliyordu. Yarıdan fazlası görünmeyen bir tiyatro, yıkık dökük bir meclis evi, hiç görünmeyen iki tapınağı, ortalıkta bulunmayan bir agorası ile %90'ı yeraltında olan bu kent için tarihçiler "en az EFES kadar önemli bir antik kent" demektedirler

 
 
 
 
 
 
 
 
 

  Gezi Ekibi ve Fotoğraflar : Eyyüp Gölebatmaz  - Bilal Süren  - Sevgi Göde - Mevlüt Göde   21 - 10 - 2007

 

 

Site tasarımı - site içindeki bilgiler ve fotoğraflar tamamen didimli.com ekip çalışması sonucunda ortaya çıkmıştır, izinsiz alıntı yapılamaz...