Poseidon Sunağı  Didyma
 
Poseidon Altarı Didyma

Yeri  :  Poseidon Sunağı Didim sınırları içinde olup, eski Adliye binasının yanındaki yoldan veya Apollo Temple'nin arkasından Fener yolundan gidilir. Yeni arıtma tesisleri bu bölgede yapıldığı için yolun büyük bir bölümü güzel olmuştur. Arıtma tesislerinin yanındaki yoldan fenere doğru gidilir. Yeni Fener Poseidon Sunağının hemen yanına inşa edilmiştir, eski fener ise tam üstüne inşaa edilmişti. :)

Tarihçe :
Girit dışında Yunanistan, Batı Anadolu sahillerinde ve adalarda Poseidon'a tapınıldığı  bilinmektedir. 12 ion sehrinin toplandığı Panionion'da birliğin baş tanrısı olarak Poseidon Plykodros kabul edilmiştir.
   Poseidon'un deniz tanrısı olması nedeniyle onun kutsal yeri olarak sayılan bazı burun çıkıntıları  Poseidonion olarak adlandırıldı. Bozburun, Marmaris Burnu, Chios (Sakiz) Adası'nın batı yanında bir burun, Samos (Sisam) Adası'nda bir burun ve Didyma Apollon Tapınağı yakınında bulunan Tekağaç Burnu Poseidon olarak adlandırılmıştır. 1900'lü yılların başlarında Miletos Antik Kenti çevresinde araştırma yapan Von. P. Wilski, hazırladığı arkeolojik haritalarında Kap Monodendri olarak gösterdiği burun, günümüzde Tekagaç Burnu olarak bilinir.

Bir çok araştırmacı yayınlarında Tekağaç Burnu'nda ki Poseidiona'dan bahseder. Antik dönem yazarlarından Strabon Poseidiona'nın bulunduğu burnun Miletos Kenti arazisinin güney sınırını  ( Karia ve Ionya sınırı )  belirlediğini orada hala görülen ve Miletos'un kurucusu Neleus tarafıindan dikilmiş bir sunağın olduğunu eseri  Geographika'da bahseder.
   Milet yarımadası üzerinde bulunan anıt Didim'e 7 km. uzaklıktadır. Yarım adanın büyük bir kısmı kireçtaşından oluşmuş ve denize doğru bir eğim yapmaktadır. Ana kayaya inşa edilmiş Altar'da 1913 yılında Alman Arkeolog Armin Von Gerkan kazı çalışması yapmıştır.
   Armin Von Gerkan burada yaptığı  kazı  çalışmaları sonuçunda ; Altar'ın yazıtının silik olduğu, Neleus'tan önce yapılmış olabileceği, Miletos Tiyatrosu'ndaki 5. yy. parçaları ile karşılaştırılması sonucu Tiyatro'nun daha yeni olduğunu, Efes Artemision ile formlarının benzediğini ve voIütlerinden anlaşılacağı üzere M.Ö. 6. yy.'in ilk yarısında yapıldığını söyler.
  
Strabon döneminde yapı orijinal şeklini korumuştur. Yapılışından Bizans Dönemi'ne kadar sağlam kalmıştır. Bizans Dönemi'nde Hiristiyanlığın yayılışıdan sonra Altar'in bazi parçaları alınarak büyük ölçüde tahrip edilmiştir. 12. yy.da bölgedeki şiddetli deprem sonuçunda Altar'in Didyma Apollon Tapınağı ile birlikte yıkıldığı tahmin ediliyor. Üst bölümdeki mermer parçaları deniz yoluyla taşınarak yol ve liman yapımında kullanılmıştır.
   Dikdörtgen formlu yapının dış ölçüleri   11.5 x 10   metre  ebatlarındadır. Batı tarafında   9 x 7,5   metre  boyutlarında bir merdiven vardır. Denize doğru olan bu merdiven ile Altar'a çıkılıyordu. Kireçtaşı  bloklarla inşa edilmiş Altar, mermer plakalarla kaplıdır. Bugün sadece bir sıra kaidesi kalmıştır. 
    Çağar boyunca yerinde kalan Altar denizden gelenlerin hayranlığını kazanmış, gemilere yön belirleyici olmuştur. Bir dönem üzerinde bulunan tek bir ağaç bu yerin adını belirlemiştir. Deniz tarafından oldukça tahrip olmuş Altar'ın hemen bitişiğinde bulunan fener  ile yine denizcilere bir yön belirleyici olarak eski işlevini sürdürmektedir.  

 
Mitolojide Poseidon :
Tanrılar savaşının bitmesinden sonra evrenin paylaştırılması sonuçunda Poseidon'a okyanusların ve denizlerin egemenliği verilir. Yunanca bir sözcük olmayan Poseidon, Poti-dan'dan türerne bu ad, Hint-Avrupa dillerinde ki biçimiyle karşılaştırıldığında "denizin efendisi" anlamına gelir.
   Mitolojide Poseidon Kronos ve Rheia'nin oğludur. Kronos öbür çocukları gibi Poseidon'u doğar doğmaz yutar. Daha sonra Zeus, anası Rheia'nın yardımıyla Kro­nos'u kaçırıp Poseidon ve diğer kardeşlerini kusturur. Denizlerin egemenliği verilen Poseidon Okeonus'un torunu Amphitrite ile evlenir ve Triton'u üretir.  Karısı Amp­hitrite ile denizin altındakı sarayda oturur.
  Zeus kılığında betimlenen Poseidon'da Zeus'un ağırlığı ve sessizliği yoktur. Destanlarda Poseidon'a verilen sıfat yeri sarsan, titreten anlamına gelen "Eno­sigaios'tur. Güçlü bir tanrı olan Poseidon elinde tuttugu üç çatallı mızrakla yalnız denizi değil çepeçevre sardığı  topraklarıda sarsar. Troya Savasi'nda keyfi dav­ranışlar gösterir. Bazen Akhaltları bazen Troyalıları tutar, birçok kentin koruyucusu olmak için diğer tanrılarla girdiği yarışmalarda çoğunlukla yenilir.
   Poseidon köken olarak ele alındığında; III. binin başlarında Girit'te bir deniz tanrısının varlığının ortaya çıktığı görülür. Linear B yazıtlarında bu tanrının adı Po­si-do-e-ya olarak geçer. Tanrının kökeninin bu döneme kadar indiği işlevinin değişmediği ve bir deniz tanrısı olduğu görülür.
 
 
     
 
     
 
     
 
   

Poseidon sunağının tam üstüne inşaa edilen eski fener

     
Fotoğraflar: Eyyüp Gölebatmaz   14 Nisan 2005